Borderline (sınırda) kişilik bozukluğunun (Borderline Personality Disorder – BPD) temel özelliği, kişilerarası ilişkilerde, benlik saygısında ve duygularda tutarsızlığın her zaman hissedilen bir örüntü olmasıdır. Ayrıca, sınır kişilik bozukluğuna sahip insanlar genellikle oldukça dürtüseldirler ve bu kişiler çoğu kez kendine zarar veren davranışlar (riskli cinsel davranışlar, kendini kesme, intihar teşebbüsleri gibi) sergilerler .

Tavsiye Bağlantı: Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir?

Borderline kişilik bozukluğu (sınır kişilik bozukluğu) çoğunlukla genç yetişkinlik dönemine doğru ortaya çıkmaktadır. Başkaları ile iletişime geçmenin istikrarsız örüntüsü yıllarca sürer ve bu durum genellikle kişinin benlik saygısı ile ve erken sosyal ilişkileri ile yakından ilişkilidir. Bu örüntü bir çok bağlamda mevcuttur (örneğin, sadece iş veya evde değil), ve sıklıkla bir insanın duygu ve hislerindeki benzer bir labilite ( ileri geri dalgalanmalar, genellikle hızlı bir şekilde) ile beraberdir.

Bu bireyler çevresel durumlara karşı oldukça duyarlıdır. Olması muhtemel bir ayrılık ve reddedilme algısı, ya da dış yapının kaybı kişinin benlik saygısında, duygu, biliş ve davranışında büyük değişikliklere sebep olabilmektedir.

Olması gereken bir sınırlı ayrılık (iş seyahati gibi) veya planlarda kaçınılmaz değişiklikler olsa dahi bu bireyler derin terk edilme korkuları ve yersiz bir kızgınlık deneyimlerler. (Örneğin, bir doktorun mesai bitiminin anons edilmesine tepki olarak ani çaresizlik; onlara için önemli olan bir kişinin buluşmaya geç kalması veya buluşmayı iptal etmek durumunda kaldığı zaman panik veya hiddet.)

Sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler bu bırakılmanın, onların kötü olduğu anlamına geldiğine inanabilirler. Bu bırakılma korkuları yalnız kalmanın tölere edilememesi ve diğer insanlarla beraber olma ihtiyacı ile ilişkilidir. Bazen, ilişkiler ve bireyin duyguları başkaları tarafından görülebilir ya da rahatsız edici olarak karakterize edilebilir.

Bir kişilik bozukluğu, iç deneyimin ve bireyin kültür normundan sapan davranışın devamlı bir örüntüsüdür.Bu örüntü iki ya da daha fazla alanda görülür. Bunlar; biliş, duygu, kişilerarası işlev, ya da dürtü kontrolüdür.Süregen örüntü esnek değildir ve geniş bir kişisel ve sosyal durumların karşısında yaygındır.Tipik olarak bu örüntü sosyal, iş ve diğer işlev alanlarında ciddi bir bir huzursuzluğa ve bozukluğa sebep olur.Bu örüntü sabit ve uzun sürelidir, ve başlangıcı erken yetişkinlik ve ergenlik dönemlerine kadar dayanmaktadır.

Borderline Belirtileri

Bu bozukluğa sahip bir birey ayrıca sık olarak dürtüsel davranışlar sergileyecektir ve aşağıdaki belirtilerin çoğuna sahip olacaktır:

  • Gerçek veya hayali bırakılmadan (terk edilmeden) kaçınmak için hummalı çabalar
  • İdealleştirme ve değersizleştirme olmak üzere iki uç noktada değişimle karakterize edilen istikrarsız ve yoğun kişilerararası bir iletişim örüntüsü
  • Kimlik kargaşası, örneğin ciddi ve süregen bir istikrarsız benlik saygısı ya da benlik algısı
  • Potensiyel olarak en azından iki alanda kişinin kendine zarar verdiği düzeyde bir dürtüsellik (örneğin, harcama, seks, madde kullanımı, dikkatsiz araç kullanımı, aşırı yemek yemek)
  • Tekrar eden intihara eğilimli davranış, vücut hareketleri, tehditler ya da kendi kendini yaralama davranışları
  • Ciddi ruh hali değişikliklerine bağlı olarak oluşan duygusal dengesizlik (örneğin,yoğun aralıklarla oluşan yerinde duramama durumu, asabiyet, ya da genellikle birkaç saat kadar ve sadece birkaç günden fazla süren kaygı durumu)
  • Sürekli boşluk hissi
  • Uygun olmayan, yoğun öfke ya da öfkesini kontrol etmede zorluk (örneğin devamlı öfke sergilemek, tekrar eden fiziksel kavgalar)
  • Geçici, strese bağlı paranoyakça düşünceler ya da ciddi ayrışma ile ilgili belirtiler

Kişilik bozuklukları uzun süreli ve devamlı davranış örüntüleriyle tanımlandığı için bu rahatsızlıklar çoğunlukla yetişkinlik döneminde teşhis edilmektedir. Kişilik bozukluğunun çocukluk çağında ya da ergenlikte tehşis edilmesi yaygın yaygın olan bir durum değildir. Çünkü bir çocuk veya ergen devamlı bir gelişim, kişilik değişimi ve olgunlaşma dönemindedir. Bu yüzden, eğer kişilik bozukluğu bir çocukta ya da ergende teşhis edilmişse, özelliklerin en azından bir senedir mevcut olması gerekmektedir.

Borderline kişilik bozukluğu kadınlarda daha çok yaygındır. (Tanılanan kişilerin %75’ i kadındır). Sınır kişilik bozukluğunun genel nüfusu 1.6’sı ile 5.9’u oranından etkilediği düşünülmektedir.

Birçok kişilik bozukluğunda olduğu gibi, sınır kişilik bozukluğu tipik olarak yaşın artması ile birlikte yoğunluğunda azalma gösterecektir. Birçok insan kırklarına veya ellilerine gelene kadar bozukluğun en aşırı belirtilerini deneyimlerler.

Borderline Belirtileri Hakkında Detaylar

  • Gerçek veya hayali bırakılmadan kaçınmak için hummalı çabalar

Olması yakın ayrılık ve kabul edilmemeyi algılama, ya da dış yapının kaybı kişinin benlik saygısında, duygu, düşünce ve davranışında büyük değişikliklere sebep olabilir. Sınır kişilik bozukluğuna sahip birey çevresinde meydana gelen şeylere karşı oldukça duyarlı olacaktır. Gerçek bir ayrılık veya planlarda kaçınılmaz değişiklikler olsa dahi bu bireyler derin terkedilme korkuları ve yersiz bir kızgınlık deneyimlerler. Örneğin, öğlen buluşmasına birkaç dakika geç kalan veya planı iptal eden kişilere karşı çok sinirli olabilirler. Sınır kişilik bozukluğuna sahip insanlar bu bırakılmanın onların “kötü” olduğu anlamına geldiğine inanabilirler. Onların gerçek veya hayali bırakılmadan kaçınmak için hummalı çabaları kendi kendini yaralama ya da intihara teşebbüs davranışları gibi dürtüsel eylemleri içerebilmektedir.

  • İstikrarsız ve yoğun ilişkiler

Sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler olası ilgi gösteren kişi veya sevgililerini ilk veya ikinci görüşmelerinde idealize edebilirler. Birlikte uzun vakit geçirmeyi isteyebilir ve en özel detaylarını ilişkinin çok erken bir aşamasında paylaşabilirler. Bununla birlikte, hızlı bir şekilde idealleştirdikleri insanları değersizleştirebilirler. Bu noktada sahip olduklar his diğer insanın kişiye yeterli önem ve ilgi vermediği ve onun yeteri kadar yanında olmadığıdır. Bu bireyler diğer insanlarla empati kurabilir veya onları yetiştirebilir. Fakat onlardan beklentileri şudur ki kişinin kendi ihtiyacı ve isteklerini karşılamanın bir dönüşü olarak “orada” bulunacaklardır. Sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler diğer insanlara( sırasıyla lütüfkar destekçiler ya da acımasızca cezayı gerektiren kişiler) olan bakışında ani ve belirgin değişiklilere meyillidirler. Bu gibi ani ve belirgin değişiklikler bireye ilgi gösteren kişi hakkında bir hayal kırıklığını yansıtmaktadır. İlgi gösteren kişinin özellikleri idealize edilmiş ve onların reddetme ve bırakması umulan bir durumdur.

  • Kimlik kargaşası

Kişinin benlik saygısında ani ve belirgin değişiklikler vardır. Benlik saygısında meydana gelen bu değişimler hedeflerin, değerlerin, mesleki amaçların değiştirilmesi ile karakterize edilmektedir. Kariyer ile ilgili düşünce ve planlarda, cinsel kimlikte, değerlerde ve arkadaş çeşitlerinde ani değişiklikler meydana gelebilir. Bu bireyler aniden yardım bekleyen bir rolden geçmişteki bir kötü davranışın öcünü alan doğrucu bir role geçebilirler.Sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler kötü veya şeytan olmaya dayanan benlik saygılarına sahip olmalarına rağmen bu bireyler zaman zaman hiçbir şekilde var olmayan hislere sahip olabilirler. Bu gibi deneyimler genellikle bireyin anlamlı bir ilişkinin, korumanın ve desteğin eksikliğini hissettiği durumlarda ortaya çıkmaktadır. Bu bireyler yapısal olmayan iş ve okul durumlarında daha kötü performanslar sergileyebilmektedir.

Borderline Kişilik Bozukluğu Nasıl Tanılanır?

Sınır kişilik bozukluğu gibi kişilik bozuklukları genellikle psikolog ve psikiyatrist gibi eğitimli bir ruh sağlığı profesyoneli tarafından teşhis edilir. Genellikle, aile doktorları ve genel pratisyenler bu gibi bir psikolojik tanılama için eğitilmemiştir ve iyi donama sahip değildir. Bu yüzden eğer bu problemle ilgili ilk olarak bir aile doktoruna danıştığınızda, onlar size tanı ve tedavi için bir ruh sağlığı profesyoneline yönlendirmelidir. Sınır kişilik bozukluğunun tedavisi için herhangi bir laboratuvar testi, kan testi veya genetik test bulunmamaktadır.

Tavsiye Bağlantı: Borderline Testi

Sınır kişilik bozukluğuna sahip birçok insan bir tedavi arayışına girmemektedir. Genellikle kişilik bozukluğuna sahip bireyler, hastalık hayatlarını ciddi anlamda engellemeye ve etkilemeye başlayana kadar bir tedavi aramazlar. Bu durum sıklıkla kişinin stres ve diğer yaşam olayları ile başa çıkma stratejileri çok zayıfladığında ortaya çıkmaktadır.

Sınır kişilik bozukluğunun tanılanmasında bir ruh sağlığı uzmanı tarafından kişinin gösterdiği belirtileri ve yaşam hikayesinin bu yazıda yer alan belirtilerle kıyaslanması ile yapılmaktadır. Ruh sağlığı uzmanları kişinin sahip olduğu belirtilerin bir kişilik bozukluğunun tanılanması için yeterli bir kriteri karşılayıp karşılamadığı konusunda bir karar verecektir.

Borderline Kişilik Bozukluğunun Sebepleri

Bugünlerde araşırmacılar sınır kişilik bozukluğuna neyin sebep olduğunu bilmemektedir. Bununla birlikte, sınır kişilik bozukluğunun olası sebepleri hakkında birçok teori bulunmaktadır. Birçok profesyonel, bir biyopsikososyal nedensellik modelini onaylamaktadır. Bu model, sınır kişilik bozukluğunun, biyolojik ve genetik, sosyal (erken gelişim döneminde kişinin ailesi, arkadaşları ve diğer çocuklarla nasıl iletişime geçtiği gibi) ve psikolojik faktörler (bireyin çevresi ve stresle mücadele etmesi için öğrenmiş olduğu mücadele stratejileri tarafından biçimlendirilen kişilik ve mizacı) sonucu ortaya çıktığını kabul eder. Bu model bu bozukluk için tek bir faktörün belirleyici olmadığını söyler. Daha ziyade, bu üç önemli faktörün muhtemel doğal karışmasından meydana gelen ve kompleks bir sebepten söz edilmektedir. Eğer bir insan bu bozukluğa sahipse, araştırmaların belirttiği üzere bu bozukluğunu kişinin çocuklarına, yani nesilden nesile, geçmesi için kısmen bir risk artışı bulunmaktadır.

Borderline Kişilik Bozukluğunun Tedavisi

Tavsiye Bağlantı: Borderline Tedavisi

Sınır kişilik bozukluğunun tedavisi, genel olarak bu gibi bir kişilik bozukluğunun tedavisinde deneyimli bir terapist eşliğinde uzun süreli bir psikoterapi gerektirmektedir. Ayrıca, spesifik olan sıkıntılı ve zayıflatıcı belirtilere yardımcı olmak amacı ile ilaçlar kullanılabilmektedir.

Kaynak: psychcentral.com