“Borderline kişilik bozukluğu nedir?” başlıklı bu içeriği okumanızın birkaç sebebi olabileceğini varsayıyorum:

  1. Kendinizde borderline kişilik bozukluğu olabilir diye düşünüyorsunuz.
  2. Tanıdığınız birinde (sevgiliniz, eşiniz, çocuğunuz, arkadaşınız, anneniz, babanız vb.) borderline kişilik bozukluğu olabilir diye düşünüyorsunuz.
  3. Entelektüel bir merak olarak borderline kişilik yapısı ile ilgileniyorsunuz.
  4. Psikoloji ile ilgili bir bölümde öğrencisiniz veya psikolojik hizmetler alanında çalışan bir uzmansınız, ve internette borderline odaklı bir araştırma yapıyorsunuz.
  5. Borderline kelimesinden ve/veya borderline kişilik bozukluğundan haberdar değilsiniz. Fakat internette bir araştırma yaparken bu makale karşınıza çıkmış.

Okuyacağınız makalenin öncelikli hedef kitlesinin, alanda çalışan uzmanlar ve/veya psikoloji öğrencileri olmadığını bilmenizi isterim. Bu yazının öncelikli hedef kitlesi, borderline kişilik yapısına sahip kişiler ve/veya, borderline birisiyle yaşamak durumunda kalanlardır.

Girizgahta bu açıklamayı yapma gereği duydum; çünkü borderline kişilik bozukluğu son derece çetrefilli bir mesele. Ben bu yazıda meseleyi, “sıradan” bir okuyucu için anlaşılır kılmaya çalışacağım.

Borderline kişilik bozukluğunu anlatabilmem için, konuyla ilgili bazı temel kavramlara da bir göz atmamız gerektiğini düşünüyorum.

  • Mizaç (temperament) nedir? Mizaç veya huy, yapısal, genetik ve biyolojik temele dayanan tavır ve davranışlarımızı içeren bir kavramdır. Başka bir açıdan, kişiliğimizin doğuştan getirdiğimiz yönlerini ifade eder. Nasıl ki doğuştan yeşil gözlüyüz, aynı şekilde doğuştan içe dönük veya dışa dönük olabiliriz.
  • Karakter (character) nedir? Yetiştiğimiz çevreden kaynaklanan öğrenilmiş tavır ve davranışlarımızı ifade eder. Karakteri, kişiliğimize nakşedilen (bezenen, eklenen) özellikler olarak düşünebiliriz. Bizi büyüten insanların tutumuna bağlı olarak, fedakar, kibirli, bencil vb. olabiliriz.
  • Kişilik (personality) nedir? Doğuştan getirdiğimiz ve sonradan kazandığımız, davranışsal ve psikolojik özelliklerimizin bütününe kişilik diyebiliriz. Kişiliği şöyle de düşünebiliriz: doğuştan getirdiklerimiz, çevremizin etkileri ve bizim seçtiklerimizle ortaya çıkan psikolojik yapımız.

Yavaş yavaş ana konumuza yaklaşıyoruz. Borderline kişilik bozukluğunu tanımlamaya geçmeden önce, genel olarak kişilik bozukluğu kavramına da bir göz atalım isterseniz.

Kişilik Bozukluğu Nedir?

Uluslararası psikiyatrik tanılama sistemi olan DSM-V, kişilik bozukluğunu şöyle tanımlıyor: Bireyin ait olduğu çevre ve kültürün beklentilerinden sapan, süreklilik ve katılık arz eden içsel yaşantı ve davranış örüntüsü. 

Bu sürekli örüntü, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki ya da diğer önemli işlevsellik alanlarında bozulmaya yol açan uzun süreli uyum bozukluğu ve katı eğilimlerin var olması şeklindedir.

Bu bozukluk geç ergenlik ya da genç erişkinlik dönemlerinde şekillenmeye başlar (Amerikan Psikiyatri Birliği-APA 2001). Kişilik bozukluğu tanısı konabilmesi için bireyin her şeyden önce toplumsal uyumunda ve kişilerarası ilişkilerinde bozulmalar olması ve bunun uzun süreden beri devam etmesi gerekmektedir

Borderline Kişilik Bozukluğu Hakkında

Kısa Bir Bakış

Borderline (sınır, sınırda) kişilik bozukluğu ( BKB) sabit olmayan ruh haline, davranış ve ilişkilere sebep olan ciddi bir ruhsal bozukluktur. Borderline kişilik bozukluğu ergenlik döneminde ya da genç yetişkinlik döneminde başlar.

Borderline kişilik bozukluğuna sahip birçok insan aşağıda belirtilen sıkıntıları yaşamaktadır:
• Duygu ve düşüncelerini regüle etme (düzenleme) problemleri
• Dürtüsel ve bazen dikkatsiz davranışlar
• İstikrarsız ilişkiler

Borderline Kişilik Bozukluğu Vakalarının Görülme Sıklığı Nedir?

  • Borderline kişilik bozukluğu, hayatların herhangi bir zamanında yetişkinlerin %5.9 (yaklaşık 14 milyon Amerikalı)’unu etkilemektedir.
  • Borderline kişilik bozukluğu Alzheimer hastalığından %50 daha fazla oranda ve yaklaşık olarak şizofreni ve bipolar bozukluğun birleşimi kadar çok (%2.25) insanı etkilemektedir.
  • Psikiyatri hastanelerine kabul edilmiş hastaların %20’si borderline kişilik bozukluğundan etkilenmektedir.
  • Ruh sağlığı bozukluğuna sahip ayakta tedavi edilen hastaların %10’u borderline kişilik bozukluğundan etkilenmektedir.

Hastalığın Sonucunu Tahmin – Prognoz

Araştırmalar özellikle tedavi gören borderline kişilik bozukluğuna sahip insanların tedavi ile oldukça iyi sonuçlar elde ettiğini göstermektedir. Özelleşmiş terapi ile birlikte borderline kişilik bozukluğuna sahip birçok insan, hastalığın belirtilerinin azaldığını ve yaşamların geliştiğini anlamıştır. Bütün belirtilerin ortadan kalkmamasına rağmen, genellikle problemli davranışlarda ve acı verici deneyimlerde büyük azalmalar olmaktadır. Stres altındayken bazı belirtiler geri gelebilmektedir. Bu durum meydana geldiğinde, borderline kişilik bozukluğuna sahip bireyler terapiye geri dönmeli ve başka çeşitlerde destek almalıdır.

Borderline kişilik bozukluğuna sahip birçok insan kırklı yaşlarından dürtüsel davranışlarında bir azalma yaşarlar.

Borderline Kişilik Bozukluğu Tanı Süreci

Ruh hastalıklarını tanılanması ve tedavisinde deneyimli psikiyatrist, psikolog, klinik sosyal çalışmacı ya da psikiyatrik hemşire gibi bir ruh sağlığı personeli borderline kişilik bozukluğunu aşağıdakilere dayanarak belirleyebilmektedir:

  • Belirtileri tartışmak için kişi ile yüz yüze yapılan bir görüşme
  • Tedavi almak için başvuran kişiden alınan bilgilere ek olarak aile veya yakın bir arkadaştan alınan bilgi

Dikkatli ve ayrıntılı yapılan tıbbi muayene, diğer olası belirtilerin meydana çıkmamasına yardımcı olabilmektedir.

Tanılama Yapmak

Maalesef ki borderline kişilik bozukluğu çok sıklıkla yanlış tanılanmaktadır. Borderline kişilik bozukluğuna sahip bazı insanlar, yanlış bir şekilde bipolar bozukluk tanısı alabilmektedir.

Borderline kişilik bozukluğu ve bipolar bozukluk arasında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Fakat iki durum da sabit olmayan ruh hallerini içermektedir. Bipolar bozukluğa sahip bir birey için ruh hali değişimleri haftalar hatta aylarca sürebilmektedir. Borderline kişilik bozukluğunda görülen ruh hali değişiklikleri daha kısa ve sıklıkla bir gün içinde görülmektedir.

Borderline kişilik bozukluğunun teşhiş edilebilmesi için bir birey aşağıda belirtilen belirtilerden en az beş tanesini yaşamalıdır:

  1. Terk edilme korkusu
  2. İstikrarsız ya da değişen ilişkiler
  3. Sabit olmayan benlik saygısı; kimlik ve benlik algısı ile mücadeleler
  4. Dürtüsel veya kendine zarar veren davranışlar ( örneğin aşırı harcama, korunmasız seks, madde bağımlılığı, dikkatsiz araba kullanımı, aşırı yemek yemek)
  5. İntihara eğimli davranış ya da kendine zarar verme
  6. Değişik ve gelişigüzel ruh halindeki ani değişiklikler
  7. Sürekli değersizlik ve üzüntü hisleri
  8. Sinir problemleri (sıklıkla çılgına dönmek ya da fiziksel kavgalar gibi)
  9. Stresle ilişkili paranoya veya gerçekle bağlantının kopması

Borderline Kişilik Bozukluğunun Sebepleri

Borderline kişilik bozukluğunun sebepleri ve risk faktörleri üzerine yapılan araştırmalar hala ilk aşamalarından bulunmaktadır. Bununla birlikte, bilim insanları genellikle genetik ve çevresel etkilerin önemi konusunda hemfikirler.

Borderline kişilik bozukluğuna sahip bireylerle yapılan görüntüleme çalışmaları beyin yapı ve fonksiyonunda anormalliklerin olduğunu göstermiştir. Bu durum biyolojinin bir faktör olduğunu kanıtlamaktadır. Borderline kişilik bozukluğuna sahip bireylerde, duygu kontrolü ve duyguların ifade edilmesinden sorumlu beyin bölgelerinde normalden fazla bir faaliyet görülmüştür.

Ayrıca çocukluk çağından yaşanılan belli olaylar ( duygusal, fiziksek ve cinsel istimar içeren olaylar gibi) hastalığın gelişiminde bir rol oynayabilmektedir. Kayıp, ihmal ve zorbalık da bu duruma katkıda bulunabilmektedir. Güncel teori biyoloji veya genetik ve zararlı çocukluk deneyimlerinden ötürü bazı insanların borderline kişilik bozukluğuna büyük olasılıkla sahip olma riskini arttırabileceğini göstermektedir. Güncel teori şunu söylemekte: Bazı insanlar biyolojileri ya da genetik özellikleri ve zarar veren çocukluk deneyimleri sebebiyle borderline kişilik bozukluğunu geliştirme olasılığına sahiplerdir. Tüm bu özellikler ilerisi için riski arttırmaktadır.

Birlikte Görülen Hastalıklar

Borderline kişilik bozuktuğu sıklıkla diğer hastalıklarla birlikte görülmektedir. Bu durum tanılamayı zorlaştırmaktadır. Özellikle diğer hastalıkların belirtileri borderline kişilik bozukluğunun belirtileri ile örtüşüyorsa tanılamak zor olmaktadır.

Borderline kişilik bozukluğuna sahip kadınlarda ağır depresyon, kaygı bozuklukları, madde bağımlılığı ya da yeme bozuklukları gibi hastalıklar büyük olasılıkla aynı zamanda meydana gelmektedir. Erkeklerde borderline kişilik bozukluğu büyük olasılıkla madde bağımlılığı ya da antisosyal kişilik bozukluğu gibi hastalıklara eşlik etmektedir.

Ulusal Eştanı Araştırması Yinelemesi’ni mali anlamda destekleyen Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü (NIHM) Amerikalı yetişkinlerde ruhsal hastalıkların tarihine yönelik çok büyük bir ulusal çalışma gerçekleştirmiştir. Bu çalışma kapsamında görülen şudur ki borderline kişilik bozukluğuna sahip insanların %85’ i ayrıca başka bir ruhsal rahatsızlıktan muzdarip olmaktadır.

Aşağıda borderline kişilik bozukluğuna sahip bireylerin sahip olabileceği diğer hastalıklar ve tahmini görülme oranı belirtilmiştir:

  • Ağır depresyon- %60
  • Distimi (depresyonun kronik bir çeşiti)- %70
  • Madde bağımlılığı- %35
  • Yeme bozuklukları (iştahsızlık, doymazlık, aşırı yeme vb)- %25
  • Bipolar bozukluk- %15
  • Antisosyal Kişilik Bozukluğu- %25
  • Narsistik Kişilik Bozukluğu- %25
  • Kendine zarar verme- %55-%85

Borderline Kişilik Bozukluğu üzerine Araştırma

En son yapılan beyin görüntüleme çalışmaları borderline kişilik bozukluğuna sahip olan ve bu hastalığa sahip olmayan insanların beyin yapı ve fonksiyonları arasındaki farklılıkları göstermektedir. Bazı araştırmalara göre, borderline kişilik bozukluğuna sahip insanlar olumsuz olarak gördüğü işleri yerine getirdiği zaman, duygusal cevaplardan sorumlu beyin bölgelerinin aşırı faal olduğu görülmektedir. Bu bozukluğa sahip insanlar ayrıca, duyguları ve agresif dürtüleri kontrol etmeye yardımcı ve insanların bir olayın bağlamını anlamasına izin veren beyin bölgelerinde daha az etkinlik göstermektedir. Bu bulgular borderline kişilik bozukluğunda sabit olmayan ve bazen tahrip edici ruh hallerini açıklamaya yardım edebilmektedir.

Başka bir çalışma duygusal olarak negatif fotoğraflara baktıkları zaman, borderline kişilik bozukluğuna sahip bireylerin hastalığa sahip olmayan insanlardan farklı olarak farklı beyin bölümlerini kullandıklarını göstermiştir. Bu hastalığa sahip kişiler reflektif eylemler ve uyanıklıkla alakalı beyin bölümlerini kullanmaya eğilimli olmuşlardır. Bu beyin bölümleri duygusal işaretler hakkında dürtüsel davranma eğilimini açıklayabilmektedir.

“BORDERLİNE KİŞİLİK BOZUKLUĞU” İSMİ NE ANLAMA GELİR?

Tarihsel olarak “borderline” terimi birçok tartışmaya konu olmuştur. Borderline kişilik bozukluğu eskiden psikoz ve nevroz arasında “borderline” olarak düşünülmüştür. “Borderline” kelimesi, durumu çok iyi açıklamıyor olmasına rağmen, yarardan çok zararlı olabilmektedir. “Borderline” kelimesi ayrıca bir yanlış kullanım ve önyargı tarihine sahiptir. Borderline kişilik bozukluğu bir klinik tanılamadır, yargılama değil.

Durum hakkındaki şu anki fikirler öz düzenlenme (stress durumlarında kişinin kendini sakinleştirme yeteneği) ile ilgili zorluklar, duygular, düşünce, davranışlar, ilişkiler ve benlik saygısı ile ilgili süreğen örüntülere odaklanmaktadır. Bazı insanlar borderline kişilik bozukluğundan “Duygusal Düzensizlik” olarak bahsetmektedir.

Kaynak: borderlinepersonalitydisorder.com