“Borderline kişilik bozukluğu nedir?” başlıklı bu içeriği okumanızın birkaç sebebi olabileceğini varsayıyorum:

  • Kendinizde borderline kişilik bozukluğu olabilir diye düşünüyorsunuz.
  • Tanıdığınız birinde (sevgiliniz, eşiniz, çocuğunuz, arkadaşınız, anneniz, babanız vb.) borderline kişilik bozukluğu olabilir diye düşünüyorsunuz.
  • Entelektüel bir merak olarak borderline kişilik yapısı ile ilgileniyorsunuz.
  • Psikoloji ile ilgili bir bölümde öğrencisiniz veya psikolojik hizmetler alanında çalışan bir uzmansınız, ve internette borderline odaklı bir araştırma yapıyorsunuz.
  • Borderline kelimesinden ve/veya borderline kişilik bozukluğundan haberdar değilsiniz. Fakat internette bir araştırma yaparken bu makale karşınıza çıkmış.

Okuyacağınız makalenin öncelikli hedef kitlesinin, alanda çalışan uzmanlar ve/veya psikoloji öğrencileri olmadığını bilmenizi isterim. Bu yazının öncelikli hedef kitlesi, borderline kişilik yapısına sahip kişiler ve/veya, borderline birisiyle yaşamak durumunda kalanlardır.

Girizgahta bu açıklamayı yapma gereği duydum; çünkü borderline kişilik bozukluğu son derece çetrefilli bir mesele. Ben bu yazıda meseleyi, “sıradan” bir okuyucu için anlaşılır kılmaya çalışacağım.

Borderline kişilik bozukluğunu anlatabilmem için, konuyla ilgili bazı temel kavramlara da bir göz atmamız gerektiğini düşünüyorum.

Mizaç (temperament) nedir? Mizaç veya huy, yapısal, genetik ve biyolojik temele dayanan tavır ve davranışlarımızı içeren bir kavramdır. Başka bir açıdan, kişiliğimizin doğuştan getirdiğimiz yönlerini ifade eder. Nasıl ki doğuştan yeşil gözlüyüz, aynı şekilde doğuştan içe dönük veya dışa dönük olabiliriz.

Karakter (character) nedir? Yetiştiğimiz çevreden kaynaklanan öğrenilmiş tavır ve davranışlarımızı ifade eder. Karakteri, kişiliğimize nakşedilen (bezenen, eklenen) özellikler olarak düşünebiliriz. Bizi büyüten insanların tutumuna bağlı olarak, fedakar, kibirli, bencil vb. olabiliriz.

Kişilik (personality) nedir? Doğuştan getirdiğimiz ve sonradan kazandığımız, davranışsal ve psikolojik özelliklerimizin bütününe kişilik diyebiliriz. Kişiliği şöyle de düşünebiliriz: doğuştan getirdiklerimiz, çevremizin etkileri ve bizim seçtiklerimizle ortaya çıkan psikolojik yapımız.

Yavaş yavaş ana konumuza yaklaşıyoruz. Borderline kişilik bozukluğunu tanımlamaya geçmeden önce, genel olarak kişilik bozukluğu kavramına da bir göz atalım isterseniz.

Kişilik Bozukluğu Nedir?

Uluslararası psikiyatrik tanılama sistemi olan DSM-V, kişilik bozukluğunu şöyle tanımlıyor: Bireyin ait olduğu çevre ve kültürün beklentilerinden sapan, süreklilik ve katılık arz eden içsel yaşantı ve davranış örüntüsü.

Bu sürekli örüntü, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki ya da diğer önemli işlevsellik alanlarında bozulmaya yol açan uzun süreli uyum bozukluğu ve katı eğilimlerin var olması şeklindedir.

Bu bozukluk geç ergenlik ya da genç erişkinlik dönemlerinde şekillenmeye başlar (Amerikan Psikiyatri Birliği-APA 2001). Kişilik bozukluğu tanısı konabilmesi için bireyin her şeyden önce toplumsal uyumunda ve kişilerarası ilişkilerinde bozulmalar olması ve bunun uzun süreden beri devam etmesi gerekmektedir

Borderline Kişilik Bozukluğu Hakkında

Kısa Bir Bakış

Borderline (sınır, sınırda) kişilik bozukluğu ( BKB) sabit olmayan ruh haline, davranış ve ilişkilere sebep olan ciddi bir ruhsal bozukluktur. Borderline kişilik bozukluğu ergenlik döneminde ya da genç yetişkinlik döneminde başlar.

Borderline kişilik bozukluğuna sahip birçok insan aşağıda belirtilen sıkıntıları yaşamaktadır:
• Duygu ve düşüncelerini regüle etme (düzenleme) problemleri
• Dürtüsel ve bazen dikkatsiz davranışlar
• İstikrarsız ilişkiler

Borderline Kişilik Bozukluğu Vakalarının Görülme Sıklığı Nedir?

Borderline kişilik bozukluğu, hayatların herhangi bir zamanında yetişkinlerin %5.9 (yaklaşık 14 milyon Amerikalı)’unu etkilemektedir.

Borderline kişilik bozukluğu Alzheimer hastalığından %50 daha fazla oranda ve yaklaşık olarak şizofreni ve bipolar bozukluğun birleşimi kadar çok (%2.25) insanı etkilemektedir.

Psikiyatri hastanelerine kabul edilmiş hastaların %20’si borderline kişilik bozukluğundan etkilenmektedir.

Ruh sağlığı bozukluğuna sahip ayakta tedavi edilen hastaların %10’u borderline kişilik bozukluğundan etkilenmektedir.

Hastalığın Sonucunu Tahmin – Prognoz

Araştırmalar özellikle tedavi gören borderline kişilik bozukluğuna sahip insanların tedavi ile oldukça iyi sonuçlar elde ettiğini göstermektedir. Özelleşmiş terapi ile birlikte borderline kişilik bozukluğuna sahip birçok insan, hastalığın belirtilerinin azaldığını ve yaşamların geliştiğini anlamıştır. Bütün belirtilerin ortadan kalkmamasına rağmen, genellikle problemli davranışlarda ve acı verici deneyimlerde büyük azalmalar olmaktadır. Stres altındayken bazı belirtiler geri gelebilmektedir. Bu durum meydana geldiğinde, borderline kişilik bozukluğuna sahip bireyler terapiye geri dönmeli ve başka çeşitlerde destek almalıdır.

Borderline kişilik bozukluğuna sahip birçok insan kırklı yaşlarından dürtüsel davranışlarında bir azalma yaşarlar.

Borderline Kişilik Bozukluğu Tanı Süreci

Ruh hastalıklarını tanılanması ve tedavisinde deneyimli psikiyatrist, psikolog, klinik sosyal çalışmacı ya da psikiyatrik hemşire gibi bir ruh sağlığı personeli borderline kişilik bozukluğunu aşağıdakilere dayanarak belirleyebilmektedir:

  • Belirtileri tartışmak için kişi ile yüz yüze yapılan bir görüşme
  • Tedavi almak için başvuran kişiden alınan bilgilere ek olarak aile veya yakın bir arkadaştan alınan bilgi
  • Dikkatli ve ayrıntılı yapılan tıbbi muayene, diğer olası belirtilerin meydana çıkmamasına yardımcı olabilmektedir.

Tanı Koymak

Maalesef ki borderline kişilik bozukluğu çok sıklıkla yanlış tanılanmaktadır. Borderline kişilik bozukluğuna sahip bazı insanlar, yanlış bir şekilde bipolar bozukluk tanısı alabilmektedir.

Borderline kişilik bozukluğu ve bipolar bozukluk arasında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Fakat iki durum da sabit olmayan ruh hallerini içermektedir. Bipolar bozukluğa sahip bir birey için ruh hali değişimleri haftalar hatta aylarca sürebilmektedir. Borderline kişilik bozukluğunda görülen ruh hali değişiklikleri daha kısa ve sıklıkla bir gün içinde görülmektedir.

Borderline kişilik bozukluğunun teşhiş edilebilmesi için bir birey aşağıda belirtilen belirtilerden en az beş tanesini yaşamalıdır:

  • Terk edilme korkusu
  • İstikrarsız ya da değişen ilişkiler
  • Sabit olmayan benlik saygısı; kimlik ve benlik algısı ile mücadeleler
  • Dürtüsel veya kendine zarar veren davranışlar ( örneğin aşırı harcama, korunmasız seks, madde bağımlılığı, dikkatsiz araba kullanımı, aşırı yemek yemek)
  • İntihara eğimli davranış ya da kendine zarar verme
  • Değişik ve gelişigüzel ruh halindeki ani değişiklikler
  • Sürekli değersizlik ve üzüntü hisleri
  • Sinir problemleri (sıklıkla çılgına dönmek ya da fiziksel kavgalar gibi)
  • Stresle ilişkili paranoya veya gerçekle bağlantının kopması

Borderline Kişilik Bozukluğunun Sebepleri

Borderline kişilik bozukluğunun sebepleri ve risk faktörleri üzerine yapılan araştırmalar hala ilk aşamalarından bulunmaktadır. Bununla birlikte, bilim insanları genellikle genetik ve çevresel etkilerin önemi konusunda hemfikirler.

Borderline kişilik bozukluğuna sahip bireylerle yapılan görüntüleme çalışmaları beyin yapı ve fonksiyonunda anormalliklerin olduğunu göstermiştir. Bu durum biyolojinin bir faktör olduğunu kanıtlamaktadır. Borderline kişilik bozukluğuna sahip bireylerde, duygu kontrolü ve duyguların ifade edilmesinden sorumlu beyin bölgelerinde normalden fazla bir faaliyet görülmüştür.

Ayrıca çocukluk çağından yaşanılan belli olaylar ( duygusal, fiziksek ve cinsel istimar içeren olaylar gibi) hastalığın gelişiminde bir rol oynayabilmektedir. Kayıp, ihmal ve zorbalık da bu duruma katkıda bulunabilmektedir. Güncel teori biyoloji veya genetik ve zararlı çocukluk deneyimlerinden ötürü bazı insanların borderline kişilik bozukluğuna büyük olasılıkla sahip olma riskini arttırabileceğini göstermektedir. Güncel teori şunu söylemekte: Bazı insanlar biyolojileri ya da genetik özellikleri ve zarar veren çocukluk deneyimleri sebebiyle borderline kişilik bozukluğunu geliştirme olasılığına sahiplerdir. Tüm bu özellikler ilerisi için riski arttırmaktadır.

Birlikte Görülen Hastalıklar

Borderline kişilik bozuktuğu sıklıkla diğer hastalıklarla birlikte görülmektedir. Bu durum tanılamayı zorlaştırmaktadır. Özellikle diğer hastalıkların belirtileri borderline kişilik bozukluğunun belirtileri ile örtüşüyorsa tanılamak zor olmaktadır.

Borderline kişilik bozukluğuna sahip kadınlarda ağır depresyon, kaygı bozuklukları, madde bağımlılığı ya da yeme bozuklukları gibi hastalıklar büyük olasılıkla aynı zamanda meydana gelmektedir. Erkeklerde borderline kişilik bozukluğu büyük olasılıkla madde bağımlılığı ya da antisosyal kişilik bozukluğu gibi hastalıklara eşlik etmektedir.

Ulusal Eştanı Araştırması Yinelemesi’ni mali anlamda destekleyen Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü (NIHM) Amerikalı yetişkinlerde ruhsal hastalıkların tarihine yönelik çok büyük bir ulusal çalışma gerçekleştirmiştir. Bu çalışma kapsamında görülen şudur ki borderline kişilik bozukluğuna sahip insanların %85’ i ayrıca başka bir ruhsal rahatsızlıktan muzdarip olmaktadır.

Aşağıda borderline kişilik bozukluğuna sahip bireylerin sahip olabileceği diğer hastalıklar ve tahmini görülme oranı belirtilmiştir:

  • Ağır depresyon- %60
  • Distimi (depresyonun kronik bir çeşiti)- %70
  • Madde bağımlılığı- %35
  • Yeme bozuklukları (iştahsızlık, doymazlık, aşırı yeme vb)- %25
  • Bipolar bozukluk- %15
  • Antisosyal Kişilik Bozukluğu- %25
  • Narsistik Kişilik Bozukluğu- %25
  • Kendine zarar verme- %55-%85

Borderline Kişilik Bozukluğu üzerine Araştırma

En son yapılan beyin görüntüleme çalışmaları borderline kişilik bozukluğuna sahip olan ve bu hastalığa sahip olmayan insanların beyin yapı ve fonksiyonları arasındaki farklılıkları göstermektedir. Bazı araştırmalara göre, borderline kişilik bozukluğuna sahip insanlar olumsuz olarak gördüğü işleri yerine getirdiği zaman, duygusal cevaplardan sorumlu beyin bölgelerinin aşırı faal olduğu görülmektedir. Bu bozukluğa sahip insanlar ayrıca, duyguları ve agresif dürtüleri kontrol etmeye yardımcı ve insanların bir olayın bağlamını anlamasına izin veren beyin bölgelerinde daha az etkinlik göstermektedir. Bu bulgular borderline kişilik bozukluğunda sabit olmayan ve bazen tahrip edici ruh hallerini açıklamaya yardım edebilmektedir.

Başka bir çalışma duygusal olarak negatif fotoğraflara baktıkları zaman, borderline kişilik bozukluğuna sahip bireylerin hastalığa sahip olmayan insanlardan farklı olarak farklı beyin bölümlerini kullandıklarını göstermiştir. Bu hastalığa sahip kişiler reflektif eylemler ve uyanıklıkla alakalı beyin bölümlerini kullanmaya eğilimli olmuşlardır. Bu beyin bölümleri duygusal işaretler hakkında dürtüsel davranma eğilimini açıklayabilmektedir.

“Borderline Kişilik Bozukluğu” İsim Olarak Ne Anlama Geliyor?

Tarihsel olarak “borderline” terimi birçok tartışmaya konu olmuştur. Borderline kişilik bozukluğu eskiden psikoz ve nevroz arasında “borderline” olarak düşünülmüştür. “Borderline” kelimesi, durumu çok iyi açıklamıyor olmasına rağmen, yarardan çok zararlı olabilmektedir. “Borderline” kelimesi ayrıca bir yanlış kullanım ve önyargı tarihine sahiptir. Borderline kişilik bozukluğu bir klinik tanılamadır, yargılama değil.

Durum hakkındaki şu anki fikirler öz düzenlenme (stress durumlarında kişinin kendini sakinleştirme yeteneği) ile ilgili zorluklar, duygular, düşünce, davranışlar, ilişkiler ve benlik saygısı ile ilgili süreğen örüntülere odaklanmaktadır. Bazı insanlar borderline kişilik bozukluğundan “Duygusal Düzensizlik” olarak bahsetmektedir.

Kaynak: borderlinepersonalitydisorder.com

Borderline (sınırda) kişilik bozukluğunun (Borderline Personality Disorder – BPD) temel özelliği, kişilerarası ilişkilerde, benlik saygısında ve duygularda tutarsızlığın her zaman hissedilen bir örüntü olmasıdır. Ayrıca, sınır kişilik bozukluğuna sahip insanlar genellikle oldukça dürtüseldirler ve bu kişiler çoğu kez kendine zarar veren davranışlar (riskli cinsel davranışlar, kendini kesme, intihar teşebbüsleri gibi) sergilerler .

Borderline kişilik bozukluğu (sınır kişilik bozukluğu) çoğunlukla genç yetişkinlik dönemine doğru ortaya çıkmaktadır. Başkaları ile iletişime geçmenin istikrarsız örüntüsü yıllarca sürer ve bu durum genellikle kişinin benlik saygısı ile ve erken sosyal ilişkileri ile yakından ilişkilidir. Bu örüntü bir çok bağlamda mevcuttur (örneğin, sadece iş veya evde değil), ve sıklıkla bir insanın duygu ve hislerindeki benzer bir labilite ( ileri geri dalgalanmalar, genellikle hızlı bir şekilde) ile beraberdir.

Bu bireyler çevresel durumlara karşı oldukça duyarlıdır. Olması muhtemel bir ayrılık ve reddedilme algısı, ya da dış yapının kaybı kişinin benlik saygısında, duygu, biliş ve davranışında büyük değişikliklere sebep olabilmektedir.

Olması gereken bir sınırlı ayrılık (iş seyahati gibi) veya planlarda kaçınılmaz değişiklikler olsa dahi bu bireyler derin terk edilme korkuları ve yersiz bir kızgınlık deneyimlerler. (Örneğin, bir doktorun mesai bitiminin anons edilmesine tepki olarak ani çaresizlik; onlara için önemli olan bir kişinin buluşmaya geç kalması veya buluşmayı iptal etmek durumunda kaldığı zaman panik veya hiddet.)

Sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler bu bırakılmanın, onların kötü olduğu anlamına geldiğine inanabilirler. Bu bırakılma korkuları yalnız kalmanın tölere edilememesi ve diğer insanlarla beraber olma ihtiyacı ile ilişkilidir. Bazen, ilişkiler ve bireyin duyguları başkaları tarafından görülebilir ya da rahatsız edici olarak karakterize edilebilir.

Bir kişilik bozukluğu, iç deneyimin ve bireyin kültür normundan sapan davranışın devamlı bir örüntüsüdür.Bu örüntü iki ya da daha fazla alanda görülür. Bunlar; biliş, duygu, kişilerarası işlev, ya da dürtü kontrolüdür.Süregen örüntü esnek değildir ve geniş bir kişisel ve sosyal durumların karşısında yaygındır.Tipik olarak bu örüntü sosyal, iş ve diğer işlev alanlarında ciddi bir bir huzursuzluğa ve bozukluğa sebep olur.Bu örüntü sabit ve uzun sürelidir, ve başlangıcı erken yetişkinlik ve ergenlik dönemlerine kadar dayanmaktadır.

Borderline Belirtileri
Bu bozukluğa sahip bir birey ayrıca sık olarak dürtüsel davranışlar sergileyecektir ve aşağıdaki belirtilerin çoğuna sahip olacaktır:

Gerçek veya hayali bırakılmadan (terk edilmeden) kaçınmak için hummalı çabalar
İdealleştirme ve değersizleştirme olmak üzere iki uç noktada değişimle karakterize edilen istikrarsız ve yoğun kişilerararası bir iletişim örüntüsü
Kimlik kargaşası, örneğin ciddi ve süregen bir istikrarsız benlik saygısı ya da benlik algısı
Potensiyel olarak en azından iki alanda kişinin kendine zarar verdiği düzeyde bir dürtüsellik (örneğin, harcama, seks, madde kullanımı, dikkatsiz araç kullanımı, aşırı yemek yemek)
Tekrar eden intihara eğilimli davranış, vücut hareketleri, tehditler ya da kendi kendini yaralama davranışları
Ciddi ruh hali değişikliklerine bağlı olarak oluşan duygusal dengesizlik (örneğin,yoğun aralıklarla oluşan yerinde duramama durumu, asabiyet, ya da genellikle birkaç saat kadar ve sadece birkaç günden fazla süren kaygı durumu)
Sürekli boşluk hissi
Uygun olmayan, yoğun öfke ya da öfkesini kontrol etmede zorluk (örneğin devamlı öfke sergilemek, tekrar eden fiziksel kavgalar)
Geçici, strese bağlı paranoyakça düşünceler ya da ciddi ayrışma ile ilgili belirtiler
Kişilik bozuklukları uzun süreli ve devamlı davranış örüntüleriyle tanımlandığı için bu rahatsızlıklar çoğunlukla yetişkinlik döneminde teşhis edilmektedir. Kişilik bozukluğunun çocukluk çağında ya da ergenlikte tehşis edilmesi yaygın yaygın olan bir durum değildir. Çünkü bir çocuk veya ergen devamlı bir gelişim, kişilik değişimi ve olgunlaşma dönemindedir. Bu yüzden, eğer kişilik bozukluğu bir çocukta ya da ergende teşhis edilmişse, özelliklerin en azından bir senedir mevcut olması gerekmektedir.

Borderline kişilik bozukluğu kadınlarda daha çok yaygındır. (Tanılanan kişilerin %75’ i kadındır). Sınır kişilik bozukluğunun genel nüfusu 1.6’sı ile 5.9’u oranından etkilediği düşünülmektedir.

Birçok kişilik bozukluğunda olduğu gibi, sınır kişilik bozukluğu tipik olarak yaşın artması ile birlikte yoğunluğunda azalma gösterecektir. Birçok insan kırklarına veya ellilerine gelene kadar bozukluğun en aşırı belirtilerini deneyimlerler.

Borderline Belirtileri Hakkında Detaylar
Gerçek veya hayali bırakılmadan kaçınmak için hummalı çabalar
Olması yakın ayrılık ve kabul edilmemeyi algılama, ya da dış yapının kaybı kişinin benlik saygısında, duygu, düşünce ve davranışında büyük değişikliklere sebep olabilir. Sınır kişilik bozukluğuna sahip birey çevresinde meydana gelen şeylere karşı oldukça duyarlı olacaktır. Gerçek bir ayrılık veya planlarda kaçınılmaz değişiklikler olsa dahi bu bireyler derin terkedilme korkuları ve yersiz bir kızgınlık deneyimlerler. Örneğin, öğlen buluşmasına birkaç dakika geç kalan veya planı iptal eden kişilere karşı çok sinirli olabilirler. Sınır kişilik bozukluğuna sahip insanlar bu bırakılmanın onların “kötü” olduğu anlamına geldiğine inanabilirler. Onların gerçek veya hayali bırakılmadan kaçınmak için hummalı çabaları kendi kendini yaralama ya da intihara teşebbüs davranışları gibi dürtüsel eylemleri içerebilmektedir.

İstikrarsız ve yoğun ilişkiler
Sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler olası ilgi gösteren kişi veya sevgililerini ilk veya ikinci görüşmelerinde idealize edebilirler. Birlikte uzun vakit geçirmeyi isteyebilir ve en özel detaylarını ilişkinin çok erken bir aşamasında paylaşabilirler. Bununla birlikte, hızlı bir şekilde idealleştirdikleri insanları değersizleştirebilirler. Bu noktada sahip olduklar his diğer insanın kişiye yeterli önem ve ilgi vermediği ve onun yeteri kadar yanında olmadığıdır. Bu bireyler diğer insanlarla empati kurabilir veya onları yetiştirebilir. Fakat onlardan beklentileri şudur ki kişinin kendi ihtiyacı ve isteklerini karşılamanın bir dönüşü olarak “orada” bulunacaklardır. Sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler diğer insanlara( sırasıyla lütüfkar destekçiler ya da acımasızca cezayı gerektiren kişiler) olan bakışında ani ve belirgin değişiklilere meyillidirler. Bu gibi ani ve belirgin değişiklikler bireye ilgi gösteren kişi hakkında bir hayal kırıklığını yansıtmaktadır. İlgi gösteren kişinin özellikleri idealize edilmiş ve onların reddetme ve bırakması umulan bir durumdur.

Kimlik kargaşası
Kişinin benlik saygısında ani ve belirgin değişiklikler vardır. Benlik saygısında meydana gelen bu değişimler hedeflerin, değerlerin, mesleki amaçların değiştirilmesi ile karakterize edilmektedir. Kariyer ile ilgili düşünce ve planlarda, cinsel kimlikte, değerlerde ve arkadaş çeşitlerinde ani değişiklikler meydana gelebilir. Bu bireyler aniden yardım bekleyen bir rolden geçmişteki bir kötü davranışın öcünü alan doğrucu bir role geçebilirler.Sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler kötü veya şeytan olmaya dayanan benlik saygılarına sahip olmalarına rağmen bu bireyler zaman zaman hiçbir şekilde var olmayan hislere sahip olabilirler. Bu gibi deneyimler genellikle bireyin anlamlı bir ilişkinin, korumanın ve desteğin eksikliğini hissettiği durumlarda ortaya çıkmaktadır. Bu bireyler yapısal olmayan iş ve okul durumlarında daha kötü performanslar sergileyebilmektedir.

Borderline Kişilik Bozukluğu Nasıl Tanılanır?
Sınır kişilik bozukluğu gibi kişilik bozuklukları genellikle psikolog ve psikiyatrist gibi eğitimli bir ruh sağlığı profesyoneli tarafından teşhis edilir. Genellikle, aile doktorları ve genel pratisyenler bu gibi bir psikolojik tanılama için eğitilmemiştir ve iyi donama sahip değildir. Bu yüzden eğer bu problemle ilgili ilk olarak bir aile doktoruna danıştığınızda, onlar size tanı ve tedavi için bir ruh sağlığı profesyoneline yönlendirmelidir. Sınır kişilik bozukluğunun tedavisi için herhangi bir laboratuvar testi, kan testi veya genetik test bulunmamaktadır.

Tavsiye Bağlantı: Borderline Testi

Sınır kişilik bozukluğuna sahip birçok insan bir tedavi arayışına girmemektedir. Genellikle kişilik bozukluğuna sahip bireyler, hastalık hayatlarını ciddi anlamda engellemeye ve etkilemeye başlayana kadar bir tedavi aramazlar. Bu durum sıklıkla kişinin stres ve diğer yaşam olayları ile başa çıkma stratejileri çok zayıfladığında ortaya çıkmaktadır.

Sınır kişilik bozukluğunun tanılanmasında bir ruh sağlığı uzmanı tarafından kişinin gösterdiği belirtileri ve yaşam hikayesinin bu yazıda yer alan belirtilerle kıyaslanması ile yapılmaktadır. Ruh sağlığı uzmanları kişinin sahip olduğu belirtilerin bir kişilik bozukluğunun tanılanması için yeterli bir kriteri karşılayıp karşılamadığı konusunda bir karar verecektir.

Borderline Kişilik Bozukluğunun Sebepleri
Bugünlerde araşırmacılar sınır kişilik bozukluğuna neyin sebep olduğunu bilmemektedir. Bununla birlikte, sınır kişilik bozukluğunun olası sebepleri hakkında birçok teori bulunmaktadır. Birçok profesyonel, bir biyopsikososyal nedensellik modelini onaylamaktadır. Bu model, sınır kişilik bozukluğunun, biyolojik ve genetik, sosyal (erken gelişim döneminde kişinin ailesi, arkadaşları ve diğer çocuklarla nasıl iletişime geçtiği gibi) ve psikolojik faktörler (bireyin çevresi ve stresle mücadele etmesi için öğrenmiş olduğu mücadele stratejileri tarafından biçimlendirilen kişilik ve mizacı) sonucu ortaya çıktığını kabul eder. Bu model bu bozukluk için tek bir faktörün belirleyici olmadığını söyler. Daha ziyade, bu üç önemli faktörün muhtemel doğal karışmasından meydana gelen ve kompleks bir sebepten söz edilmektedir. Eğer bir insan bu bozukluğa sahipse, araştırmaların belirttiği üzere bu bozukluğunu kişinin çocuklarına, yani nesilden nesile, geçmesi için kısmen bir risk artışı bulunmaktadır.

Borderline Kişilik Bozukluğunun Tedavisi
Tavsiye Bağlantı: Borderline Tedavisi

Sınır kişilik bozukluğunun tedavisi, genel olarak bu gibi bir kişilik bozukluğunun tedavisinde deneyimli bir terapist eşliğinde uzun süreli bir psikoterapi gerektirmektedir. Ayrıca, spesifik olan sıkıntılı ve zayıflatıcı belirtilere yardımcı olmak amacı ile ilaçlar kullanılabilmektedir.

Kaynak: psychcentral.com

Psikiyatrik bir tanı olarak borderline kişilik bozukluğundan bahsedebilmemiz için, yaygın olarak kullanılan psikiyatrik tanılama sistemi olan DSM (The Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders- Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı), şunları şart koşuyor:

Aşağıdakilerden beşinin (ya da daha fazlasının) olması ile belirli, genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, kişilerarası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlık ve belirgin dürtüselliğin olduğu sürekli örüntü:

Gerçek ya da hayali bir terk edilmekten kaçınmak için çılgınca çabalar göstermek. Not: 5. tanı ölçütünün kapsamına giren intihar ya da kendine kıyım davranışını buraya sokmayınız.
Gözünde aşırı büyütme (göklere çıkartma) ve yerin dibine sokma uçları arasında gidip gelen, gergin ve tutarsız kişilerarası ilişkilerin olması.
Kimlik karmaşası: Belirgin olarak ve sürekli bir biçimde tutarsız benlik algısı ya da kendilik duyumu
Kendine zarar verme olasılığı yüksek en az iki alanda dürtüsellik(Ör: para harcama, cinsellik, madde kötüye kullanma, tıkınırcasına yemek yeme). Not: 5. tanı ölçütünün kapsamına giren intihar ya da kendine kıyım davranışını buraya sokmayınız.
Yineleyen intiharla ilgili davranışlar, girişimler, göz korkutmalar ya da kendine kıyım davranışı. Buna örnek olarak kesme, iyileşmekte olan bir yarayı koparma, kendine vurma).
Duygudurumda belirgin bir tepkiselliğin olmasına bağlı, duygulanımsal dengesizlik. (Ör: yoğun dönemsel disfori, irritabilite ya da genellikle birkaç saat süren, nadiren birkaç günden uzun süren anksiyete).
Kendini sürekli boşlukta hissetme.
Uygunsuz,yoğun öfke ya da öfkesini kontrol altında (Ör: sık sık hiddetlenme, geçmek bilmeyen öfke, sık sık kavgalara karışma).
Stresle ilişkili gelip geçici paranoid düşünce ya da ağır disosiyatif semptomlar.
Not: Burada yazılanlar, sadece bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir şekilde teşhis ve tedavi amacı taşımaz. Borderline kişilik bozukluğu ile ilgili endişeniz varsa, öncelikle bir psikiyatristle görüşmelisiniz. Muhabbetle.

Günümüzde, sınır kişilik bozukluğuna dair pek çok yazı bulunmakta. Sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler -Sıklıkla, çocukluklarında kötü muamele görmüş – örgütsel ortamlarda ve yakın ilişkilerinde çok büyük zararlara sebep olabilirler.

Sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler, dürtüsellikleri, kendi kendine zarar veren yapıları, huysuzlukları, öfkeleri ve belki de en önemlisi yoğun ve fırtınalı ilişkilere olan eğilimleri ile bilinirler. Öldüren Cazibe filmindeki Glenn Close’u düşünün. Dahası bu bireyler, sıklıkla ek yaşam problemlerine sahiptir. Bu problemler genellikle dürtüsel yapılarının bir sonucudur. Bu hastalıkla beraber madde bağımlılığı, yeme bozuklukları, maddi sorunlar, rastgele cinsel ilişkide bulunma vb. problemleri de sıklıkla yaşarlar.

Fakat tüm bireyler birbirine benzemez. Theodore Millon, ünlü Kişilik Bozukluları: DSM-IV ve Ötesi kitabında Sınır Kişilik Bozukluğunun dört türünü tanımlamıştır. Bu arada, Millon kişilik bozuklukları ve Sınır Kişilik Bozukluğu alanının önde gelen uzmanlardan biridir. Bu yüzden Millon ne hakkında konuştuğunu oldukça iyi biliyor. Millon’un kitabı her kişilik bozukları öğrencisi için en mükemmel kitaplardan biri. Psikoloji alanında biraz ilerlemiş kişilere şiddetle bu kitabı tavsiye ediyorum.

Bezgin borderline (sınır kişilik bozukluğuna sahip birey), birçok açıdan Bağımlı Kişilik Bozukluğuna sahip bireye benzer; ya da günlük jargondan yaygın olarak bilinen “eş bağımlı” bireye. Bu bireyler ilgi meraklısı olma, kalabalığa uyma, karamsar ve biraz morali bozuk hissetmeye eğilimlidirler. Bununla birlikte, iç dünyalarında sıklıkla öfke ve yaşadıklarıyla ilgili hayal kırıklıkları vardır. Derine inilmediğinde, bu öfke patlayabilmektedir. Fakat sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler, kendi kendini yaralayarak ya da hatta intihar ederek kendilerine zarar vermeye daha çok eğilimlidirler.
Dürtüsel sınır kişilik bozukluğu, Histriyonik Kişilik Bozukluğunun bir kardeşine benzemektedir. Bu bireyler, çapkın, çekici, güvenilmez ve yüzeysel olmaya eğilimlidirler. Bu bireyler yüksek derecede enerjiktir ve heyecan üstüne heyecan ararlar. Çabucak sıkılırlar ve asla bitmeyen bir ilgi ve heyecan arzusuna sahip gibi görünürler. Adı üstünde, bu bireyler sıklıkla düşünmeden hareket edecek ve başlarını çeşitli belalara sokacaklardır. Bu gibi bireyler sıklıkla çok karizmatik olabilmektedir ve bu çekicililerinden büyülenmek kolaydır. Dikkat et! Büyülenerek cazibesine kapılabilirsin.
Millon’un üçüncü alt türü Asabi Sınır Kişilik Bozukluğu’dur. Millon bu türe sahip sınır kişilik bozukluğu hastalarını hem “öngörülemez, öfkeli, sabırsız, sızlanan” hem de “meydan okuyan, hoşnutsuz, inatçı, kötümser ve alıngan” olarak tanımlamaktadır. Bu bireyler insanlara güvenmekle, aynı zamanda hayal kırıklığına uğrama korkusu dolayısıyla insanlara mesafe koyma arasında gidip gelmektedirler. Onlar değersizlik ve öfke duyguları arasında gidip gelirler. Söz konusu öfke, oldukça patlayıcı olabilmektedir.
Son olarak, kendi kendine zarar veren Sınır Kişilik Bozukluğu‘ndan bahsedebiliriz.. Bu tür, kişinin kendi içinde yaşadığı daimi bir karamsarlık duygusu ile tanımlanmaktadır. Bu bireyler bilinçli veya bilinçsiz olarak, kendi kendine zarar veren davranışlarla meşgul olurlar. Bu tür sınır kişilik bozukluğuna sahip bireylerin, kendi kendilerinden nefret etme seviyeleri sıklıkla devasa boyutlara ulaşabilmektedir. Bu nefret düzeyi de, kötü beslenmeden, dikkatsiz araç kullanımına, hatta küçük düşürücü cinsel ilişkilere girmeye kadar uzanan birçok kendi kendine zarar veren davranışlara yol açmaktadır.
Bu insanlar, senin sıradan “zararlı iş arkadaşı”n değildir. Onlar yüzeysel olarak bakıldığında iyi görülmelerine rağmen, derin olarak bakıldığında yardıma ihtiyacı olan sıkıntılı insanlardır. En deneyimli terapistlere bile meydan okuyabilirler.

Sınır kişilik bozukluğuna sahip bireyler, anlaşılma ve şefkat arayışındadırlar. Fakat bu bireylerin psikolojik yardıma ihtiyaçları vardır. Onlar için çizilmiş bir imaj vardır: bu bireyler dışarı çok fazla enerji verirler ve oldukça etkileyici olabilirler. Fakat bu kişilerle birlikte olmanın bir bedeli vardır, sürekli kavgalar, oyunlar, makyajlar, ayrılıklar, intihara meyilli işaretler, ve gerçek veya hayali terk edilmeye karşı çok derin bir hassasiyet.

Eğer bu bedeli ödemeye hazır değilseniz, mesafenizi korumak sizin için muhtemelen en doğrusudur.

Peki hali hazırda sınır kişilik bozukluğuna sahip biriyle birlikte olanlar? Paul Mason and Randi tarafından yazılan Yumurta Kabukları Üzerinde Yürümeyi Bırak: Önemsediğin Biri Sınır Kişilik Bozukluğuna Sahip Olduğunda Hayatını Geri Almak (Stop Walking on Eggshells: Taking your life back when someone you care about has Borderline Personality Disorder ) isimli kitabı ya da bizim Zehirleyici İş Arkadaşları (Toxic Coworkers) isimli kitabımızı okumalarını öneririm.

Yazar: Neil J. Lavender Ph.D.

Kaynak: psychologytoday.com

26 yaşında işsiz bir kadın, yoğun intihar düşünceleri ve jiletle kendini yaralama girişimleri nedeniyle, terapisti tarafından hastaneye sevk edilmişti.

Hasta lise son sınıfa dek iyi bir görünüm sergiliyordu; ancak neden sonra kendisini din ve felsefeye verecek, arkadaşlarından kaçacak ve kimliği konusunda yoğun kuşkulara kapılacaktı. Notları iyi durumdaydı. Ancak daha sonra, üniversite yıllarında başarısı düşecekti.

Tavsiye Bağlantı: Borderline Nedir?

Üniversitede çeşitli uyuşturucuları kullanmaya başlamış, ailesinin dinini terk etmiş ve özdeşleşebileceği karizmatik bir dinsel figür arayışına girişmişti. Kimi zaman yoğun bir kaygı duygusu altında eziliyordu. Ancak kolunu jiletle kestiği zaman bu duygu birdenbire yok oluyordu.

Üç yıl önce psikoterapiye başlamıştı ve başlangıçta terapistini inanılmaz sezgi ve empati yeteneğine sahip bir kişi olarak idealleştirmişti. Daha sonraları düşmanca ve talepkar davranmaya başlamıştı. Seansların sayısı gittikçe sıklaşmıştı ve bazen günde iki kez seans istediği oluyordu. Terapistini yaşamının merkezine oturtmuştu ve artık yaşamında başka hiç kimseye yer vermiyordu. Terapistine karş dümanca duyguları aşikar olmasına karşın kendisi bunu göremiyor ve denetleyemiyordu.

Tavsiye Bağlantı: Borderline Tedavisi Nasıl Olur?

Terapistiyle yaşadığı zorluklar, kolunu kesmesi ve intihar tehditleri ile doruğa ulaşmıştı ve en sonunda terapisti onu hastaneye sevk etmek durumunda kalmıştı.

Kaynak: Anormal Psikoloji

Randevu İçin Tıklayın!